AK PARTİLİ SAYGILI CHP'YE MEDYA ÜZERİNDEN YÜKLENDİ

AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı, İzmir’de, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü vesilesiyle açıklamalarda bulunan CHP Genel Başkan Yardımcısı Burhanettin Bulut ve CHP'li yöneticilere tepki göstererek, ’’Demokrasi, düşünce özgürlüğü, özgür medya gibi söylemlerinin makyajı döküldüğü zaman ortaya vesayet sevdalısı, tek sesliliği talep eden, yalnızca kendisi gibi düşünenlere saygı duyan klasik CHP’li politik aktörlerle karşı karşıya kalıyoruz.

Size rağmen medyamız uluslararası basın etiğine sadık kalan isimleri ve kurumlarıyla Türkiye’nin yasama, yürütme ve yargıyla birlikte dördüncü kuvveti olmayı başaracaktır. Bugün AK Parti ile birlikte medya ekosisteminde çokseslilik vardır. Bu vesileyle gecesini gündüzüne katarak çalışan, kalemini ve kelamını kamuoyunun bilgi alma hürriyetine adayan tüm gazetecilerimizin 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Gününü tebrik ediyorum.’’ ifadelerini kullandı.

AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı, yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı, ‘’CHP’nin Halkla İlişkiler ve Medyayla İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Burhanettin Bulut ve diğer CHP'li yöneticiler 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü vesilesiyle açıklamlarda bulunmuş. Demokrasi, düşünce özgürlüğü, özgür medya gibi söylemlerinin makyajı döküldüğü zaman ortaya vesayet sevdalısı, tek sesliliği talep eden, yalnızca kendisi gibi düşünenlere saygı duyan klasik CHP’li politik aktörlerle karşı karşıya kalıyoruz.

Soruyorum kendilerine! Medyanın özgür olmadığını, baskı altında olduğunu iddia ediyorlarken 7/24 mesai ile hükümet ve Recep Tayyip Erdoğan muhalifliğini ölçüsüzce yapan bunca kanalın, gazetenin, radyonun ve dijital medya mecralarının varlığını ne ile açıklıyor? Şerefli gazetecilik mesleğiyle alakası olmamasına rağmen, her eline mikrofon alıp sokak röportajcısı olanı, bir kamera karşına geçip yalan rüzgârı estiren müfterileri gazeteci mi kabul edelim? Bu kişilerin halkı yanıltıcı, galeyana getirici bilgilerle hükümetimize, insanımızın huzuruna, birlik ve kardeşlik iklimimize, yeri geldiğinde milli güvenliğimize bile saldırmasına göz mü yumalım?  Medya mensubu kisvesi altında şantajı meslek edinen kifayetsizleri, siyaset labirentlerinde rant kovalayan nasipsizleri, demokrasiyi içselleştirememiş muhterisleri, FETÖ’nün kirli sofralarında kaşık sallayan hainleri gazeteci mi kabul edelim?’’

AK Parti ile birlikte medya ekosisteminde çokseslilik vardır…

‘’Biz, lideri “muhtar bile olamaz”, “411 el kaosa kalktı” gibi manşetlerle çarpışa çarpışa demokrasiyi korumuş siyasi bir hareketin mensubuyuz.’’ diyerek açıklamasına devam eden Başkan Saygılı, ‘’Sizin siyasi çizginiz 28 Şubat’ta paşalarının dizi dibinde demokrasinin üzerinden geçen tanklara selam dururken biz milletimizle birlikte sivil siyaset alanında dimdik duruyorduk. Siz ortaokul çocuklarını bile öcü gibi gösteren haberler sunan vesayet medyasını duayen kabul ederken biz kişi hak ve özgürlüklerini referans alıyorduk. Gezi olaylarında küresel siyaset mühendisleriyle el ele tutuşan sömürge kalemlerinin, 15 Temmuz alçaklarının kapatılan kanalları önünde ağıt yakan ekran yüzlerinin, MİT Tırları durdurulurken Türkiye’ye iftira atan köşe sahiplerinin ipliğini pazara çıkarınca tadınız kaçtı ve bugün nasıl algı yaparım diye çabalıyorsunuz.

Gazeteciler üzerinden yürüttüğünüz bu istismar dilini terk edin! Kazandığı belediye seçiminin ardından sabahı beklemeye sabretmeyip bir gecede onlarca gazeteciyi, ekran yüzünü işlerinden kovanları demokrasi havarisi gibi pazarlayan siyaset kurnazlarından ahlak dersi dinlemeye ihtiyacımız ve sabrımız yoktur. Bugün AK Parti ile birlikte medya ekosisteminde çokseslilik vardır. Bugün AK Parti ile birlikte medyada yüksek kalite vardır. Sizin dünyaya aynı dar pencereden baktığınız insanların yönetiminde bir arpa boyu yol alamayan Anadolu Ajansı ve TRT gibi medya kuruluşlarımız saygın global markalara dönüşmüştür. Hazımsızlığınızın sebeplerini iyi biliyoruz.

Size rağmen medyamız, her fikrin konuşulduğu ve yazıldığı temiz bir demokrasi vadisi olmaya devam edecektir. Size rağmen medyamız uluslararası basın etiğine sadık kalan isimleri ve kurumlarıyla Türkiye’nin yasama, yürütme ve yargıyla birlikte dördüncü kuvveti olmayı başaracaktır. Bu vesileyle gecesini gündüzüne katarak çalışan, kalemini ve kelamını kamuoyunun bilgi alma hürriyetine adayan tüm gazetecilerimizin 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Gününü tebrik ediyorum.’’dedi