İZMİR'İN SAĞLIĞINDA ŞİMDİ DE KAÇAK HASTANE İDDİASI
İzmir'de, İzmirlinin sağlığı ile ilgili yaşanan olumsuz iddiaların ardı arkası kesilmiyor. İzmir'in yerel televizyon kanalı, yazılı haber portallarında da gündeme getirilen sağlıkla ilgili skandal haberlere neredeyse hergün bir yenisi daha ekleniyor. İzmir İl Sağlık Müdürlüğü'nde yaşanan hard disc hırsızlığı, yetkisi olmadan cinsiyet değiştirme dahil ameliyat yapan tıp merkezleri, birbirinden şaibeli sağlık ihaleleri, kanser çetesi iddiaları, işi memur olan ama tanınmış işadamlarının malikanelerinin bulunduğu Urla'da malikane sahibi olan sağlık bürokratları, sayılı zenginlerin bindiği lüks araçlara binen bazı hastanelerin genel sekreterleri ve üst düzey yetkilileri ve tüm bunlar yaşanırken adeta üç maymunu oynayan yetkililer sanki kanun ve yönetmeliklere 'Bize birşey olmaz' mantığıyla meydan okuyor.
KAÇAK MI DEĞİL Mİ?
İzmir'de sağlık ile ilgili skandal iddialardan biri de pes dedirtecek nitelikte. Bu iddia İzmir'de çok önemli bir hastanenin kaçak olduğu yönünde. Üstelik kaçak hastane ile ilgili soruşturma ve ön inceleme istemini de ülkenin İçişleri Bakanının vermesi. Devletin ilgili mercileri tarafından yapılan incelemelerde elde edilen hastane ile ilgili veriler ise İzmirlinin sağlığı kimlerin elinde iddialarını peşinden getiriyor.
Söz konusu hastane ile ilgili yapılan incelemede hastanenin imar durum belgesinde belirtilen KAKS değeri (Kat alanı, Kat Sayısı) oldukça aşıldığı, yapı kullanma izin belgesi öncesinde düzenlenen yapıya ait iki farklı mimari projenin bulunduğu, yapı denetim firması tarafından yapıştırmak suretiyle imarda değişiklikler yapıldığı, bu değişiklikler ile ilgili belediyenin onayının bulunmadığı, ruhsatlarda bina yüksekliğinin 30.70 m olarak belirtildiği eki mimari projelerinde ise bina yükseklğinin 34.28 olduğu gabari şartının 24.80 m aşıldığı görülmüştür' deniliyor.
Raporda söz konusu hastanenin birçok bölümüyle ilgili de çarpıcı detaylara yer veriliyor. Raporda olmayan detaylar ise yine büyük bölümü kaçak olduğu iddia edilen hastanenin Sağlık Bakanlığı'nın titizlikle uyguladığı özel hastanelerin açılması ile ilgili yönetmeliklerine uymadığını gösteriyor. Söz konusu hastanenin yönetmeliklere göre otoparkı olması gerekirken olmadığı, hastanenin sağlığı tehdit edebilecek atık su, dere yatakları vs yakınında da olduğu göze batıyor.
Tüm bu iddia ve soruşturmaya karşın karşın söz konusu hastane ise çalışmalarına devam ediyor. Raporlarda hastanenin büyük bölümünün kaçak olduğunun iddia edilmesine karşın İzmir İl Sağlık Müdürlüğü'nün bugüne kadar hastane ile ilgili nasıl bir yasal prosedür uyguladığı ve hastanenin kaçak bölümleriyle ilgili nasıl bir hukuki ve idaribaşvurular yaptığı merak ediliyor. Olası bir deprem halinde hastanenin kaçak bölümlerinin yıkılıp yıkılmayacağı ise tartışmaları beraberinde getiriyor.