Haber
|
||
| İZMİR'DE KANSER ÇETESİ İDDİALARI SAVCILIĞA TAŞINDI | ||
| İstanbul'da yeni doğan, İzmir'de kanser çetesi | ||
| SAĞLIK Haberi | ||
|
||
| |
||
İZMİR'DE KANSER HASTALARI ÜZERİNDEN VURGUN İDDİASI
KANSER HASTALARI NASIL ÖZEL HASTANELERE SEVK EDİLİYOR?
İzmir İl Sağlık Müdürlüğü ve bağlı birimlerinde yaşanan skandal iddiaların ardı arkası kesilmiyor. İzmir İl Sağlık Müdürlüğü Bilgi İşlem Dairesi'nde bir kamu görevlisinin müdürlükteki neredeyse tüm bilgisayarların hard disklerini söküp çalması ile başlanılan skandal olay ve iddialara her gün bir yenisi ekleniyor. İzmir İl Sağlık Müdürlüğünde şimdide kamu hastanelerinde kanser tanısı konulan hastaların rüşvet ve tatil iddiaları ile bazı özel onkoloji merkezlerine ve bazı özel hastanelere nasıl yönlendirildiği tartışılıyor. TEMİZELLER Gazetesi ve haber ekibi aylardır İzmir İl Sağlık Müdürlüğündeki skandalları gündeme getirirken sorumlular hakkında nasıl bir işlem yapılacağı merak konusu oluyor.
PİŞMANLIK DUYDU SUÇ DUYURUSUNDA BULUNDU
İzmir İl Sağlık Müdürlüğü bünyesindeki bazı kamu hastanelerinde kanser tanısı konulan hastaların nasıl özel onkoloji merkezlerine ve bazı özel hastanelere sevk edildiğini bizzat fiilen işin içerisinde bulunan ve yaptığı işten sonra pişmanlık duyarak İzmir Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunan, bir özel onkoloji merkezinin çalışanı TEMİZELLER Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ahmet TÜBCEL'e anlattı. Adının açıklanmasını istemeyen İzmir'deki bir özel onkoloji merkezinin eski çalışanı kanser hastalarının bile bile ölüme ve sakat kalmalara gönderildiğini vurguladı.
KIBRIS TATİLLERİ DOLAR İLE RÜŞVET
Kendisinin kamu hastanesinde de çalıştığını belirten sağlık çalışanı daha sonra İzmir'de faaliyet gösteren E. Özel Onkoloji Merkezi yetkililerince kendisine iş teklif edildiğini, E.. Özel Onkoloji Merkezinin Sahibi M 'nin birgün kendisini odasına çağırarak ' İzmir'de hasta sayımız çok az bizim İzmir'de piyasadan hasta toplamamız lazım' dediğini belirterek kendisinin Suay Zeren Göğüs Hastalıkları Hastanesi'nde görevlendirildiğini söyledi. İtirafçı sağlık çalışanı açıklamasında ' ' Benim görev alanım kazanılan ihale sonrası İzmir Suat Zeren Göğüs Hastalıkları Hastanesiydi. Bende 2014 yılından itibaren Suat Zeren Göğüs Hastalıkları Hastanesi'nde hizmet alımında görev yaptım. Hizmet alımında personel devletindir cihaz özel hastanenindir. Doktorlar devlet hastanelerinin doktorlarıdır. Ama kanser tedavisinde kullanılan makineler hizmet alımıdır özel hastanenindir.
KANSERLİ HASTALAR NASIL YÖNLENDİRİLİYORDU
Yönlendirme şöyle oluyordu. Biz önce ilk etapta Suat Zeren Göğüz Hastanesine servis sağladık. Doktor devlete gelmiş bir hastayı önce alacağı prim için özel hastanelere yönlendirir. Hasta başına hekimlere prim devletten aldığımız paranın yüzde 10 veya yüzde 15'ini veriyorduk. Tedavi için gelen hastaya tek yol tek çözüm sunuyorduk. Göğüs Hastanedeki hastaların yüzde yüze yakını İzmir'deki E. Onkoloji Merkezine sevk edilmeye başlamıştı. Ancak gelen hasta sayısı yine az bulundu. E. Onkoloji Hastanesinin sahibi beni tekrar odasına çağırarak hasta sayısını artırmamız gerektiğini söyledi. Bunun üzerine dotorlara değişik tekliflerde bulunmaya başladık. Ben sabah mesaiye Suat Zeren Göğüs Hastanesinde Radyasyon Onkolojisinde başlardım. Akşam saat 4 e kadar. Kaç hasta doktorların odasına gider takip ederdim. Çoğu hastayı E. Onkoloji Merkezine yönlendirdim. Ama 40 lı rakamlar da hastane sahibine yetmedi.
RÜŞVET -TATİL - BEYAZ EŞYA KAMPANYASI
Bir süre sonra daha fazla hasta sevk edilmesi için bazı doktorlara primin dışında yurt dışı seyahatleri, evine ve özel muayenesine beyaz eşyalar, yurtdışı konaklama ücretleri, seyahat biletleri E. Onkoloji Merkezi tarafından karşılanmaya başlandı. Her yıl 2017 yılından itibaren doktorlara Kıbrıs tatili uygulaması başladı. Bunların ter türlü belgesi vardır. Bu uygulamayla 2014 yılında 4-5 olan hasta sayısı aylık 65-70'i bulmuştu. Primi alan, bedava tatil ve rüşveti alan bazı doktorlar neredeyse her hastayı bize yönlendiriyorlardı. Hastaların özel hastanede faturalandırılması korkunç bir kamu zararına neden oluyordu. Devletin en modern cihazlarla kanserli hastaya bakabilecek yeterliliği varken hastalar daha kötü cihazların da olduğu özel hastanelere sevk ediliyordu. Eski makinelere sevk edilen hastaların çoğu daha uzun süre yaşayacağı yerde hayatını kısa sürede kaybediyor yada kanser hastalığının yan etkileri nedeniyle oluşan sakat kalıyordu.
KANSER ÇARKI NASIL DÖNÜYOR
Hastanın yönlenlendirilmesi ise şöyle oluyordu.
Hasta Suat Zeren Göğüs Hastanesine gelir. Muayene olur. Bir iki hafta içerisinde kanser ise teşhisi konulur. Kanser tanısı konulan hasta konseye girer. Konsey radyoterapi kararı verdiği hastayı hizmet alım sözleşmesi yaptığı E. Onkoloji Merkezine sevk eder. E. Onkoloji merkezlerinin doktorları devletin doktorlarıdır. Dediğimiz gibi burada makine özel hastanenin doktor, hemşire ve çalışanlar devletin personelidir. Devletin doktoru bu hastayı istediği yere sevk edebilir. Ama bu hastaların yüzde yüze yakını E. Onkoloji Merkezine sevk edilir. E. Onkoloji Merkezine gelen hastaya devletin doktoru radyoterapi alacağını, devletin hastanesindeki cihazların kendisine uygun olmadığını, radyoterapi için gün olmadığını, biz seni servisle aldıralım şuan dışarda servis aracı var vs vs'derler.
ZARFLAR İÇERİSİNDE PARA GÖNDERİLİR
Zaten ölüm korkusu içine yerleşen hasta kurtarıcı olarak gördüğü doktorların bu teklifini kabul ederdi. E. Onkoloji Merkezine sevk edilen hastalar şansları varsa son teknoloji cihazda tedavi sürecini tamamlar olmayan ise neredeyse 20 yıllık ıstakaya çıkacak olan makinelere girer. 8 yıl birçok hasta bu eski cihazlarda tedavi gördü. Sakat kalan ölen hastalar oldu. E Onkoloji Merkezi'nde ay sonları liste tutulur, hangi doktor kaç hasta gönderdi bakılır. O listeler patrona verilir. Patron bankadan parayı çeker. Ve listedeki doktorlara rüşvet paraları bir zarfa koyarak dağıtıma başlar. Benim dönemimde devlet hastanesinde rahatça tedavi olabilecek 4-5 bin hasta böyle özel hastaneye yönlendirildi. Bu sistem 2000 yıllarının başlarında kurulmuş. Bu işin bir de şehirlerarası boyutu var. Yani Çevre illerden İzmir'e getirilen hastalar var. Bu işin bir de Aydın ayağı var. Aydın Adnan Menderes Üniversitesinden her gün 10 hasta 15 hasta onkoloji servisinden gelirdi.
İZMİR CUMHURİYET SAVCILIĞINA SUÇ DUYURUSUNDA BULUNDUM
Bir süre sonra yapılanlardan vicdanen rahatsız olmaya başladım ve istifa ettim. Bununla da yetinmeyip, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığına gidip pişman olduğumu belirterek bu çark içerisindekiler hakkında suç duyurusunda bulundum. Umarım kanser hastaları üzerinden yapılan bu soygun son bulur' dedi.
Öte yandan İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının iddialarla ilgili hem İzmir hem Aydın İl Emniyet Müdürlüğü ile çalıştığı ayrıca Sağlık Bakanlığına da iddialarla ilgili bilgi verdiği öğrenildi. Sağlık Bakanlığında 3 müfettişin İzmir'e gelerek korkunç iddiaları araştırdıkları belirtildi.
|
||
|
||
| Etiketler: İZMİR'DE, KANSER, ÇETESİ, İDDİALARI, SAVCILIĞA, TAŞINDI, |
Yorumlar
|
|
||
|






