Atilla KÖPRÜLÜOĞLU
AYDINLANMANIN ÇİLEKEŞ  ŞAİR YAZARI; RIFAT ILGAZ 
7 Temmuz 2018 Cumartesi 15:30:27

AYDINLANMANIN ÇİLEKEŞ 

ŞAİR YAZARI; RIFAT ILGAZ 

 

Rıfat Ilgaz doğruyu savunan, tavizsiz, 

aydın kimliğinden milim sapmayan toplumcu 

çizgisini son nefesine kadar yitirmemiş 

öğretmen yazarımızdır.

Halktan, ezilenden, haktan yana taraf olduğunu

‘’Sevdim haklıdan yana olabilmek için/

Çalışıp ezilenden yana/Sevdim aldığım soluğu 

hak etmek için/Ama sevdim halkımca’’ 

dizeleriyle anlatmıştır ‘’Defneler Gibi’’de...

Çok sevilen 

‘’Hababam Sınıfı’’nı yazıp, İnek Şaban’la, 

Hafize Ana, Kel Mahmut, Badi Ekrem, 

Damat Ferit ile bizleri güldürürken düşündürtmüştür.

 

***

 

Kuvayı Milliyeci’dir kökten...

Anılarında;

Milli Mücadele’de -ki daha 10 yaşındadır- 

yazdığı savaşın bildirilerini sokaklarda dağıttığını aktarır.

‘’Halime Kaptan’’da İnebolu’ya Karadeniz’in 

hırçın dalgalarına karşın cephane taşıyan 

Cideli Temel Reis’in gelinini; o Kurtuluş Savaşı’nın 

özveri simgesi kadınını anlatmıştır.

‘’Karartma Geceleri’’, Rıfat Öğretmen’in 

kendi yaşamından kesitlerdir. 

Romandaki karakter kendisiyle özdeşleşendir.

Polis, jandarma takibinden yıllarca kurtulamamıştır.

Burada bir anekdota yer verelim;

‘’Orhan Kemal’le Sirkeci Garı’nda bir restoranda 

yemekteler.

Hemen arka masada da onları 

izleyen bir sivil polis. Rıfat Ilgaz 

hep alçak sesle konuşuyor tabii. 

Polis de sürekli  sandalyesini masalarına 

doğru çekip konuştuklarını anlamaya çalışıyor.

Rıfat Hoca durumun farkında tabii. 

Birara garsonu çağırır, bardak ister, 

gelince de rakıyı doldurur. 

Polise kadehi uzatır, 

‘’Buyurun’’ der, o da boş bulunup yanıtlar;

‘’Teşekkürler, görevdeyken içmem!..’’

Tevkifler, zindanlar vız gelmiştir.

O şiirlerini -zaman zaman müstear(takma) adla da olsa- 

hep yazmış, gücünce toplumu uyarmaya çalışmıştır. 

Ünlü ‘’Aydın mısın’’şiiriyle örneğin; 

 

‘’Kilim gibi dokumada mutsuzluğu 

Gidip gelen kara kuşlar havada 

Saflar tutulmuş top sesleri gerilerden 

Tabanında depremi kara güllelerin 

Duymuyor musun 

 

Kaldır başını kan uykulardan 

Böyle yürek böyle atardamar 

Atmaz olsun 

Ses ol ışık ol yumruk ol 

Karayeller başına indirmeden çatını 

Sel suları bastığın toprağı dönüm dönüm 

Alıp götürmeden büyük denizlere 

Çabuk ol 

 

Tam çağı işe başlamanın doğan günle 

Bul içine tükürdüğün kitapları yeniden 

Her satırında buram buram alınteri 

Her sayfası günlük güneşlik 

Utanma suçun tümü senin değil 

Yırt otuzunda aldığın diplomayı 

Alfabelik çocuk ol 

 

Yollar kesilmiş alanlar sarılmış 

Tel örgüler çevirmiş yöreni 

Fırıl fırıl alıcı kuşlar tepende 

Benden geçti mi demek istiyorsun 

Aç iki kolunu iki yanına 

Korkuluk ol’’

 

***

 

Faşist cunta, 12 Eylül’de TÖB-DERli arkadaşlarıyla beraber 

Cide’de onu gözaltına aldırdı.

Elleri kelepçeli, gözleri bağlı sokaklarda dolaştırıldı.

Torunu yaşındaki erler, hasta olduğunu 

bile bile günde 7-8 ayakta tutarak,

sürekli aşağılayarak sistemli işkenceye tabi tuttular.

Onu tanıyan demokrat bir kaymakam 

durumundan haberdar olunca Cumhuriyet'ten 

Mustafa Emekçi’ye ulaştı, onun çabasıyla da 

serbest bırakıldı, bir sanatoryumda tedavi altına alındı.

Ilgaz, ‘’’Kırk Yıl Önce Kırk Yıl sonra’’ da gözaltı dönemini ve 

kendisine yardımı dokunan Samsunlu Komando Er ‘’Azem’’i yazdı.

 

***

 

‘’Kozbeyli Bilgesi’’ Hüseyin Yurttaş  

‘’Onları Tanıdım’’ kitabında 

‘’Hep ayrıcalıklı, hep saygın şair-yazar’’ olarak tanımlar Rıfat Ilgaz’ı...

Yurttaş’a göre; 

Usta en kimsesizimizin, en çaresizimizin, 

en yalnızımızın ve en ‘haylaz’ımızın şiirini, 

öyküsünü, romanını yazdı!

İkide bir onu zora sokan akciğerlerine aldırmadan 

mahpuslara girip çıksa da sanatoryumlara ‘abone’ olsa da en küçük bir ödün vermeden şiirin, sanatın hakkını vermeye ve aydın namusunun gereklerini yerine getirmeye çalışıyordu!..

Ne de olsa Attilâ İlhan’ın ‘’Fedailer Mangası’’ adını taktığı 1940 toplumcu gerçekçi kuşağı şairlerinden yazarlarındandı Cideli Öğretmen Rıfat!

 

***

 

Rıfat Ilgaz tam 25 yıl önce bugün elveda dedi dünyaya.

Muhtemelen Sivas Madımak katliamı onu da ta yüreğinden vurmuştu.

Attilâ İlhan vefatından sonraki yazısında 

‘’İşte böyle Rıfat Abi. ’Eski Askerler’den 

pek kimse kalmadı, öteki taraftakilere söyle, 

içleri rahat olsun, mevziler terkedilmeyecektir’’i yazmıştır.

Tiyatro Yönetmeni ve Yazarı Haluk Isık Hocam da ona şu dizeleri armağan etmiştir;

‘’Belki de Rıfat Ilgaz Usta bugünleri yaşayacak bizlerden şunu söylememizi istedi;

‘’Karartma!

Ne geceleri, ne de gündüzleri…’’

Biz de Nâzım Baba ile yanıt verelim,

‘’Kararmayacak sol meme altındaki cevahir!..’’

egedegundem.com Tüm hakları saklıdır, Sitemizin tasarımı ve içeriği T.C. yasalarınca tescil ile korunmaktadır

Copyrights 2013 @ Türkiyemix Şehir Portalı