Bayram Günleri
pencerenizden dışarı baktığınızda güneşini saklamıyorsa gökyüzü sizden
kıyılarınızdan çekilip gitmiyorsa deniz, terkeden sevgililer gibi
ıslak.
Utancından kanatlarını çatılarınıza bırakıp kaçışmıyorsa kuşlar
ve apak karınlarındaki dinamit yaralarını sofralarınızdan saklıyorsa balıklar
ve korku sarısı yüzlerinize birer tokat gibi inmiyorsa şafaklar,
birileri
yaşadığınız günlerin diyetini ödediği içindir." der Nevzat Çelik " Bayram Günleri "isimli şiirinde.(1)
*
İşte yaşadığımız günlerin bedelini ödeyenler sayesinde bu günlerdeyiz.
Mustafa Kemal Atatürk "Özgürlük ve Bağımsızlık benim karakterimdir." diyerek ülkenin özgürlüğü ve bağımsızlığı için 19 Mayıs 1919 tarihinde Samsun'da özgürlük ve bağımsızlık savaşını başlatmıştır. Bu savaş bir bağımsızlık ve işgalci kuvetlere karşı direnişin savaşıdır. Kadını, erkeği, çoluk çocuğu ile verilen mücadele ile işgal kuvvetlerine karşı başarılan bir bağımsızlık mücadelesidir.
*
Falih Rifki Atay 30 Agustos zaferi için şöyle yazacaktı:
" Nemiz varsa, eğer bağımsız bir devlet kurmuşsak, şerefli insanlar gibi dolaşıyorsak, yurdumuzu batının pençesinden, vicdanımızı ve düşüncemizi doğunun pençesinden kurtarmışsak, şu denizlere bizim diye bakıyor, bu topraklarda ana bagrinin sıcaklığını duyuyorsak, belki nefes alıyorsak, hepsini, her şeyi 30 Ağustos zaferine borçluyuz."(2)
*
30 Ağustos bu mücadelenin kazanılmasının bayramıdır.
*
Nazım Hikmet Kurtuluş savaşı destanı anlattığı Kuvayi Milliye Destanı'nda baştan sona bir tarihi anlatır.
*
Kuvayi Milliye destanını okurken adeta yaşarsınız o anları.
"Saat beşe beş var.
Dağlar aydınlanıyor.
Bir yerlerde bir şeyler yanıyor.
Gün ağardı ağaracak.
Kokusu tütmeye başladı:
Anadolu toprağı uyanıyor.
Bu anda, kalbi bir şahin gibi göklere salıp
Ve pırıltılar görüp
Ve çok uzak,
Çok uzak bir yerlere çağıran sesler duyarak
Bir müthiş ve mukaddes macerada,
Ön safta, en ön sırada,
Şahlanıp ölesi geliyordu insanın.
Topçu evvel mülazmı Hasan'ın yaşı yirmi birdi.
Kumral başını gökyüzüne çevirdi,
Kalktı ayağa,
Baktı, yıldızları ağaran muazzam karanlığa.
Şimdi bir hamlede o kadar büyük,
Öyle şöhretli işler yapmak istiyordu ki
Bütün ömrünü ve hatırasını
Ve yedi buçukluk bataryasını
Ağlanacak kadar küçük buluyordu.
Yüzbaşı sordu:
-Saat kaç?
-Beş.
-Az sonra demek.
98.955 tüfek
Ve şoför Ahmet'in üç nomrölü kamyonetinden
Yedi buçukluk şınayderlere, on beşlik obuslere kadar
Bütün aletleriyle
Vatan uğrunda,
Yani toprak ve hürriyet için ölebilmek
Kabiliyetleriyle
Birinci ve ikinci ordular
Baskına hazırdılar.
Alacakaranlıkta, bir çınar dibinde,
Beygirinin yanında duran
Sarkık siyah bıyıklı süvari
Kısa çizmeleriyle atladı atına.
Mavi gözlü Başkumandan baktı saatına:
Beş otuz...
Başladı topçu ateşiyle
Ve fecirle birlikte Büyük Taarruz." (3)
*
Onlar Çılgın Türkler’di.
Çılgın olmasalar, boyunlarında idam fermanı varken, hangi akla hizmet bir ulusun kurtuluş kavgasını başlatabilirlerdi. (4)
*
Hasan İzzettin Dinamo " Özgürlük Türküsü şiirinde
"Göğsümüzün altında çarptıkça yüreğimiz,
Savunacağız biz,
Güneşi, havayı, suyu ve insanı,
Savunacağız biz,
Kalbin öğrettiği
en güzel şeyi:
VATANI" der (5)
*
Ayla Kutlu "Sen de Gitme Triyandafilis" isimli kitabında
"Özgürlüklerinin farkında olmayan insanların arasında kimse özgür olamıyor." derken özgürlüğün anlamını ne güzel anlatmıştır.
*
Bir şiirimde "Özgürlük gerekirse dünyaya karşı gelmektir
Gerekirse donkişot misali rüzgârla savaşmak" demiştim.(7)
Bu ülkede bir kadın olarak bazı haklara sahipsem, çocuklarımız kızlarımız özgürse bu günler için diyet ödeyen başta Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları sayesindedir.
Bu ülkenin özgürlüğü bağımsızlığı için canlarını veren mücadele eden başta Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere tüm şehit ve gazilerimizin anılarına saygıyla...
Semihat Karadağlı
Yararlanılan kaynaklar:
1)-Şafak Türküsü, Nevzat Çelik
Sayfa 92 - Alan Yayıncılık
2)-Şu Çılgın Türkler, Turgut Özakman (Sayfa 645 - )
3)- Kuvayi Milliye destanı, Nazım Hikmet
4) Şu Çılgın türkler , Turgut Özakman
5)- Özgürlük Türküsü/ Hasan İzzettin Dinamo
6)-Sen de Gitme Triyandafilis/ Ayla Kutlu Sayfa 198 - Bilgi Yayınevi 2. Basım 1991 (Öykü: Bütün Yeşiller...Bütün Maviler...)
7) Struma şiirinden
Semihat Karadağlı
|